LA PROMESA Jueves 04 de Junio a las 18:36 Avance capítulo 849
La Promesa sarayında sular durulmak bilmiyor ve 4 Haziran Perşembe günü ekrana gelecek 849. bölüm, adeta havai fişek etkisi yaratacak cinsten skandallara ev sahipliği yapıyor. Genç Santos Pellicer’in ani ve trajik ölümüyle sarsılan malikanede cenaze töreninin getirdiği hüzün dalgası henüz yatışmamışken, tehlike ve entrika çemberi sarayın sakinlerini yeniden ablukaya alıyor. Gece yarısı Guardia Civil karakolundan dönen Marki Alonso’nun getirdiği uğursuz haber, Lujan ailesinin üzerine kara bir bulut gibi çöküyor: Carril Dükü Don Gonzalo sırra kadem basmıştır. Alonso, dükün saraya silahla gelip Julieta’yı vurduğunu ve dolaylı yoldan Santos’un ölümüne yol açtığını hatırlatarak herkesi tetikte olmaya çağırır. Gözü dönmüş dükün, kızı Vera’yı zorla kaçırmak için her an geri dönebileceğini bilen Martina, sarayın kalıcı olarak muhafızlarca korunmasını önerir. Ancak hırslı ve kötümser Ciro, dükü hiçbir gücün durduramayacağını savunarak ortalığı gerer. Üstelik Ciro ve Kaptan Lorenzo, yaşanan tüm bu felaketlerin faturasını haksız yere Vera’ya kesmeye çalışırlar. Alonso ise bu suçlamaların karşısında dimdik durarak tek suçlunun Don Gonzalo olduğunu haykırır ve Vera ile annesi Doña Amalia’yı korumak için onları süresiz olarak La Promesa’da kalmaya davet eder.
Sarayın hizmetli katında ise Santos’un yas merasimi yürekleri dağlamaktadır. Cristóbal ve Teresa, tüm çalışanların cenazeye katılabilmesi için vardiyaları titizlikle organize ederken, oğlunu kaybetmenin acısıyla tamamen yıkılmış olan Ricardo Pellicer’in feryatları saray duvarlarında yankılanır. Santos, sıradan bir uşak gibi değil, başkalarının hayatını kurtarmak için canını feda eden bir kahraman olarak uğurlanacaktır. Ancak bu duygusal atmosfer bile Ciro’nun para hırsını dizginlemeye yetmez. Dükün batık yatırımı yüzünden kaybettiği servet için hala Alonso ve Manuel’i suçlayan Ciro, yaşam mücadelesi veren Julieta’yı bile umursamaz. Alonso, hain dükün oyununa geldiklerini ve ailenin birbirini satmaması gerektiğini söylese de Ciro’nun ihanete uğramışlık hissi aralarındaki ipleri tamamen kopma noktasına getirir.
Bu sırada Kaptan Lorenzo, uşak Cristóbal ile Leocadia’yı öpüşürken yakalamış olmanın verdiği kozu kullanmaktan çekinmez. Lorenzo, Cristóbal’ı “hizmetçilerden nefret eden bir soylu kadının yatağına girmekle” itham ederek tehditler savurur. Sabrı taşan Leocadia ise kaptana rest çekerek, kızı Ángela’nın veya kendisinin itibarına leke sürerse onu tamamen yok edeceğini söyleyerek açık bir savaş başlatır. Öte yandan Martina, kendisinden uzaklaşan Adriano ile arasını düzeltmeye çalışsa da Adriano, Martina’nın geçmişte kendisine “acıdığı için” yardım ettiğini unutamamış ve derinden yaralanmıştır; mesafeli kalma kararından geri adım atmaz.
Hizmetliler arasında ise María Fernández ile “La Gartona” lakaplı Estefanía arasındaki savaş, Estefanía’nın Carlo hakkında yaydığı yalanlar yüzünden çığırından çıkar. Sinir krizi geçiren María, eline aldığı süpürgeyle Estefanía’yı evire çevire dövmeye kalkışır; neyse ki Teresa, Carlo ve Peder Samuel araya girerek büyük bir felaketi önler. Bölümün asıl kırılma noktası ise Teresa’nın, Pía’nın Curro’ya yazdığı ve Hann’ın ölümünün arkasındaki patlayıcı gerçekleri barındıran gizli mektubu, mayordomo Cristóbal’ın odasından gizlice çalıp saklamasıyla yaşanır. Finalde ise gazetede Curro ve Madrid ile ilgili yayınlanan şok edici bir haber malikaneyi sarsar; Leocadia zafer gülümsemesiyle dolarken, Lorenzo öfkeyle lanetler okur ve La Promesa’nın kaderi bu haberle sonsuza dek değişir.
