Esaret 419 ELA É ESPOSA DE OUTRO HOMEM Orhun enfrenta YEKTA por Hira

Malikanede yaşanan olaylar artık yalnızca bir aile meselesi olmaktan çıkmıştı. Herkesin hayatını değiştirecek büyük bir fırtına yaklaşırken, en tehlikeli savaş aslında kalplerin içinde yaşanıyordu. Orun, Ecta’yla yüzleştiğinde gözlerinde yalnızca öfke değil, aynı zamanda derin bir korku vardı. Çünkü Ira ve küçük Sara’nın peşindeki insanlar giderek yaklaşırken, yapılan en küçük hata bile ölüm anlamına gelebilirdi.

Ecta, çözümün ülkeyi terk etmek olduğuna inanıyordu. Ona göre Ira ve Sara’yı ne kadar uzağa götürürse o kadar güvende olacaklardı. Ancak Orun bu planın büyük bir felaketle sonuçlanacağını hemen fark eder. Taskin’in gücünü çok iyi bilmektedir. Kaçmanın hiçbir şeyi çözmeyeceğini, aksine onları daha büyük bir av haline getireceğini söyler. Çünkü Taskin yalnızca güçlü bir adam değil, istediği kişiyi dünyanın herhangi bir yerinde bulabilecek kadar tehlikeli biridir.Esaret 419- Bože,čuvaj mi tatu 2.deo

Tam bu tartışmanın ortasında Ira ortaya çıkar. Artık korkmaktan yorulmuştur. Malikanede kalmanın yalnızca daha fazla acı getireceğine inanır ve gitmek istediğini açıkça söyler. Bu sözler Orun’un yüzündeki sert ifadeyi değiştirir. İçinde saklamaya çalıştığı duygular yeniden ortaya çıkmaya başlar. Ecta ise bunu hemen fark eder. Kıskançlık ve öfke içinde Ira’yı içeri gönderdikten sonra Orun’u suçlamaya başlar. Ona göre Orun’un derdi güvenlik değildir. Gerçek sebep Ira’ya hâlâ âşık olmasıdır.

Sözler giderek sertleşir. Ecta, Orun’un göğsüne parmağını bastırarak onu tahrik eder. Ancak Orun bir anda kontrolünü kaybeder ve sert bir hareketle Ecta’yı yere serer. O anı pencereden izleyen Ira büyük bir şaşkınlık yaşar. Çünkü ilk kez Orun’un hislerini saklayamadığını görmüştür. Bu yalnızca bir kavga değil, yıllardır bastırılmış aşkın ve pişmanlığın dışa vurumudur.Esaret 419 Bölüm Fragmanı (16 Aralık Pazartesi) - Video Resmi -  Yenifragmanlari.com

Fakat işler daha da karmaşık hale gelir. Afif, oğlunun Ira ve Sara’nın gitmesine engel olmak istediğini öğrenince öfkeyle karşısına çıkar. Ona göre Orun başkasının karısına ve çocuğuna gereğinden fazla bağlanmıştır. Ancak Orun geri adım atmaz. Sara’nın hayatını tehlikeye atamayacağını söylerken sesindeki kararlılık herkesi şaşırtır. Çünkü o an farkında olmadan gerçek bir babanın içgüdüsüyle hareket etmektedir.

Daha sonra Ira, Orun’la yalnız kaldığında en acı gerçeği yüzüne vurur. Güvenliği bahane ettiğini, aslında geçmişe takılıp kaldığını söyler. Orun cevap veremez. Çünkü Ira haklıdır. Yıllardır bastırdığı aşkı hâlâ kalbindedir ve Sara’ya karşı hissettiği yakınlığın sebebini kendi bile tam anlayamamaktadır.

Tam her şey çıkmaza girmişken Orun, Ira’yı sarsacak büyük bir açıklama yapar. Onun kendisinden sakladığı bir gerçeği öğrendiğini söyler. Ira’nın yüzü bir anda bembeyaz olur. Çünkü en büyük sırrının ortaya çıktığını sanır: Sara’nın gerçek babası aslında Orun’dur.

Film tam bu noktada seyirciyi büyük bir uçurumun kenarında bırakır. Aşk, ihanet, geçmiş sırlar ve ölüm korkusu birbirine karışırken herkes aynı soruyla yüzleşmek zorunda kalır: Gerçek ortaya çıktığında bu aile ayakta kalabilecek midir?