Esaret 171 – Rešimo to na lep način

Paylaşılan diyaloglar, ekranların sevilen günlük dram dizisi Esaret‘in en heyecanlı, gerilim dolu ve dönüm noktası niteliğindeki sahnelerinden birine ışık tutmaktadır. Hikayenin bu can alıcı virajında, sevdikleri genç kızı (Suna) katı ve çıkarcı ailesinin elinden kurtarmak için adeta canını ortaya koyan Hira, Orhun ve genç çiftin karavanda verdikleri büyük hukuk ve onur savaşı gözler önüne serilmektedir.

Her şey, Suna’nın ailesinin karavanı basması ve gerilimin hat safhaya ulaşmasıyla başlar. Suna’nın abisi öfkeyle homurdanarak “Kardeşimi alıp gideceğiz biz” diye baskı yaparken, Hira ise sakinliğini korumaya çalışarak yanındaki gence güç vermeye çalışır: “Sakin ol. Zarar vermelerine izin vermez. Tatlıya bağlarım dediyse tatlıya bağlar.” Burada Hira’nın kastettiği ve güvendiği kişi, her zamanki gibi asaleti ve gücüyle dağ gibi arkalarında duran Orhun Demirhanlı’dan başkası değildir. Suna’yı canı pahasına koruyan genç aşık ise “Suna’yı vermem size” diyerek kararlılığını ortaya koyar. Ancak karşı taraf insani değerlerden tamamen uzaktır; Suna’nın babası ve abisi, genç adamı “ırz düşmanı” ve “çulsuz” olarak nitelendirerek hakaretler savurur. Onlara göre Suna kendi mallarıdır ve “Kız bizim değil mi? İstediğimizi yaparız. Bu çulsuzu unutup gidecek” mantığıyla hareket etmektedirler.Esaret 171. Bölüm Fragmanı - Yenifragmanlari.com

Orhun, bu cahil ve saldırgan zihniyete karşı ilk başta medeni bir şekilde yaklaşmayı dener. Suna’nın babasına, bir baba olarak evladının mutluluğunu düşünmesi gerektiğini hatırlatır: “Gençler birbirlerini sevmişler, çok belli. Eğer bu inatla devam edersen gün gelecek kızına bir bakacaksın, çok mutsuz. İçine sinecek mi?” diye sorar. Ancak karşısındaki insanların vicdanına hitap edemeyeceğini, bu acımasız ailenin tek bir kutsalı olduğunu çok çabuk fark eder: Para.

Orhun Demirhanlı, durumun nezaketini ve Suna’nın geleceğini tehlikeye atmamak adına strateji değiştirir ve “Anlaşıldı, bu üsluptan anlayacak durumda değilsiniz. Peki, sizin dilinizden konuşalım o halde. Kızınız için kaç para istiyorsunuz?” diyerek resti çeker. Karşı taraf, Orhun’un bu parayı verebileceğine ihtimal vermeyerek küçümseyici bir tavırla devasa bir meblağ talep eder: “2 milyon istiyoruz, iyi mi?”Esaret 17. Bölüm Fragmanı - Yenifragmanlari.com

İşte bu an, Orhun’un gücünü ve sarsılmaz iradesini gösterdiği kırılma noktasıdır. Hiç ikilemeden, gözünü bile kırpmadan “İbanını yaz” der. Dakikalar içinde, Suna’nın ailesinin açgözlü bakışları arasında Orhun parayı hesaba geçirir. Üstelik Demirhanlı olmanın şanına yakışır şekilde, istedikleri miktarın çok daha fazlasını göndererek onları kendi hırslarında boğar. Telefon ekranına düşen bildirimle paranın yattığını ve fazlasıyla geldiğini gören aile, şaşkınlık ve utanç içinde kalır. Suna’yı bir mal gibi satan baba ve abi, parayı alıp arkalarına bakmadan giderken, geride bıraktıkları tokat gibi söz ise dizinin temel felsefesini özetler: “Her şey para demek değil.” Suna artık özgürdür ancak bu kirli pazarlık, ilerleyen bölümlerde genç çiftin vicdanında taşınması zor bir yüke dönüşecektir.