Esaret 355 Tia de Hira arma para Afife e Hira toma decisão Esaret em Portugues 355

Esaret dizisinin heyecan, gelenekler ve dinmeyen aile içi çatışmalarla örülü yeni bölümünde; Hira ve Orhun Demirhan’ın evlilik yolundaki en kritik virajı olan kız isteme ve nişan merasimi ekranlara geliyor. Tüm engellemelere ve konağın karanlık gölgelerine rağmen düğün hazırlıklarına devam eden Hira, isteme gecesi için özenle seçtiği göz alıcı mavi bir elbiseyi üzerine geçirir. Aynadaki yansımasına bakarken heyecanını gizleyemeyen genç kadın, yanına gelen müstakbel eşine dönerek, “Nasıl olmuşum, beğendin mi?” sorusunu yöneltir. Hira’nın zarafeti karşısında adeta büyülenen ve nutku tutulan Orhun, derin bir hayranlıkla ona doğru yaklaşır ve “Güzelliğin karşısında adeta duyularımı, aklımı kaybediyorum; kendime gelebilmek için biraz zamana ihtiyacım var” cevabını vererek Hira’yı şefkatle kollarının arasına alır. Bu romantik başlangıç, gecenin ilerleyen saatlerinde yaşanacak büyük fırtınaların öncesindeki sessizliği temsil etmektedir.Esaret 355- Celog života zajedno....

Nişan töreninin yapılacağı salonda tüm davetliler yerini almıştır. En büyük sürpriz ve gerilim unsuru ise, Hira’nın aile geleneklerine göre yapılacak bu merasime katılmayı başlangıçta kesin bir dille reddeden anne Afife’nin de orada bulunmasıdır. Orhun’un baskılarına dayanamayarak törene gelen yaşlı kadın, yüzündeki belirgin hoşnutsuzluk ve kibirli tavırlarıyla etrafa negatif enerji saçmaktadır. Afife’nin bu aşırı huzursuz halini fark eden davetlilerden Bay Yakup, duruma kibarca müdahale etmek isteyerek, “Umarım iyisinizdir, bu evlilikten dolayı mutlusunuzdur ve bu özel anın tadını çıkarıyorsunuzdur” temennisinde bulunur. Ancak içindeki zehri akıtmaktan geri durmayan Afife, “Bazen böyle içim daralıyor, depresif oluyorum işte” diyerek küstahça bir yanıt verir. Konuşmaları kulak misafiri olan Orhun, annesinin ortamı germesine izin vermeyerek hemen araya girer ve “Evet, böylesine güzel bir günde son derece mutluyuz, değil mi anne?” diyerek Afife’ye geri adım attırır. Yaşlı kadının oğluna attığı öfkeli bakışlar, konaktaki savaşın bitmediğinin açık bir kanıtıdır.Esaret 355- Predbračni ugovor...1.deo

Gecenin en eğlenceli ve gerilimli anları ise mutfakta, kahve ikramı hazırlığı sırasında yaşanır. Hira misafirler için kahveleri fincanlara doldururken, içeri giren halası damat fincanının hangisi olduğunu sorar. Hira fincanı gösterdiği anda, gelenekleri harfiyen uygulamaya kararlı olan halası, Orhun’un kahvesine bolca tuz eklemeye başlar. Büyük bir panik ve endişeyle halasını durdurmaya çalışan Hira, “Ne yapıyorsun, neden kahveye tuz koydun?” diye sorunca, halasından ders niteliğinde bir yanıt alır: “Bu bizim adetimizdir; eğer damat gelini gerçekten seviyorsa o tuzlu kahveyi son damlasına kadar içer. Ayrıca kaynananın kahvesi de karabiberli olmalı!” Kahve tepsisi salona getirildiğinde gerilim zirveye tırmanır. Afife, Orhun için hazırlanan tuzlu fincana yanlışlıkla uzanacağı sırada, Hira büyük bir refleksle ve yeni bir krizin çıkmasını engellemek amacıyla tepsiyi hızla döndürerek fincanların yerini değiştirir.

Nihayet tüm salonun büyük bir merakla beklediği o tarihi an gelir çatar. İçindeki tüm öfkeye ve rahatsızlığa rağmen, oğlunun kararlılığı karşısında tamamen köşeye sıkışan Afife Demirhan, isteme kelimelerini telaffuz etmek zorunda kalır. Yaşlı kadının ağzından dökülen “Allah’ın emri, Peygamber’in kavliyle kızınız Hira’yı oğlumuz Orhun’a istiyoruz” sözleriyle birlikte salonda derin bir nefes alınır. Bu zoraki ama zafer dolu onay anında Hira ve Orhun, birbirlerinin gözlerinin içine bakarak nihayet mutlak mutluluğa bir adım daha yaklaşmış olmanın sevincini yaşarlar.