Esaret 172 – Nisam rekla da će otići već da može da ode…
Hikaye, uzun süredir yolları gözlenen misafirlerin eve nihayet ayak basması, sıcak bir karşılama ve özlem dolu bir kavuşma anıyla başlar. Ev ahalisi ve yeni gelenler arasında sevgi dolu bir diyalog akarken, okulun tatile girmesiyle birlikte uzun zamandır planlanan büyük bir aile kampına gidileceğinin sözü bir kez daha hatırlatılır. Bu sırada evin küçük çocuğu Ali Çağan, ertesi gün çıkılacak yolculuğun heyecanı ve günün yorgunluğuyla uykuya hazırlanmaktadır. Büyükler, küçük Ali’nin gözlüklerini alıp onu sevgiyle yatağına yatırır, kampa gideceklerini yeniden müjdeleyerek ona iyi uykular dilerler. Ali Çağan, dayısının ve hayatındaki en özel insanlardan biri olan Hira’nın da eşlik edeceği bu doğa macerasının hayaliyle gözlerini kapatır. Ancak çocuk odasının dışındaki koridorlarda ve salonun loş ışığında, yetişkinlerin dünyasını sarsacak çok daha dramatik, hüzünlü ve karmaşık bir gerçeklik hüküm sürmektedir.
Çocuk uyuduktan sonra, aile üyeleri arasında Ali’nin geleceği ve kırılgan dünyası üzerine derin bir iç döküş ve geleceğe dair sarsıcı bir yüzleşme başlar. Konuşmayı başlatan karakter, Ali’ye dayısının verdiği sözleri her ne pahasına olursa olsun tutacağını, çünkü yeğeninin onun için dünyadaki en kıymetli varlık olduğunu açıkça ifade eder. Dayı, Ali’nin çocuksu hayallerini gerçeğe dönüştürmek için her fedakarlığı yapmaya hazırdır; fakat asıl büyük ve öngörülemez problem dayının iradesinden çok, gizemli bir geçmişe sahip olan Hira’nın mevcut durumuyla ilgilidir. Tam bu noktada hikayenin ana çatışması ve en büyük sürprizi (spoiler) gün yüzüne çıkar: Hayat hiçbir zaman küçük bir çocuğun saf duygularıyla hayal ettiği gibi toz pembe ilerlememektedir.
Ali, hafızasını tamamen kaybetmiş bir şekilde eve geri dönen Hira ile eski mutlu günlerdeki gibi bir bağ kurmayı ve birlikte kamp yapmayı düşlemektedir. Oysa acı gerçek son derece nettir: Hira, geçmişe dair hiçbir şeyi, Ali’yi, onunla geçirdiği güzel günleri, hatta bir zamanlar bu küçük çocuğu ne kadar çok sevdiğini bile hatırlamamaktadır. Şu an orada bulunuyor olması, kalıcı olduğu anlamına gelmemektedir. Hafızası silinen ve adeta yabancı bir bedende yaşayan Hira’nın, bağ kuramadığı bu evden her an yeniden çekip gitme ihtimali son derece yüksektir. Yetişkinler, Ali’nin bu kaçınılmaz ayrılık ihtimaline ve hayatın sert gerçeklerine karşı kendini duygusal olarak hazırlaması gerektiği konusunda hemfikirdir. Film, hafızasını kaybetmiş bir kadının kimlik arayışı, bir dayının yeğenine verdiği sözleri tutma mücadelesi ve küçük bir çocuğun her an yıkılabilecek kamp hayalleri üzerinden, izleyiciyi insan ilişkilerinin ve sadakatin sınırlarını sorgulayan dramatik bir yolculuğa çıkaracaktır.
