Esaret 356 Híra revela a Orhun quantos filhos deseja ter e Afife Acaba aliança com Neva Esaret 356
Esaret dizisinin heyecan dolu yeni bölümünde, başrollerini paylaşan Hira ve Orhun’un evlilik hazırlıkları tüm hızıyla sürerken, konağın koridorlarında hem aşkın tatlı telaşı hem de hain planların çöküşü yankılanıyor. Çiftin düğün gününe sadece iki gün kalmışken, Orhun sabırsızlığını gizleyemeyerek Hira’ya evliliklerine kaç gün kaldığını sorar. Hira’dan “İki gün kaldı aşkım” cevabını alan Orhun, geleceğe dair beslediği büyük umutları ve hayalleri açığa vuran bir hamle yapar. Müstakbel eşine, düğünden sonra yemek masasını büyütmeleri gerektiğini söyler. Hira, mevcut masanın kendilerine yeteceğini düşünerek bu karara şaşırsa da, Orhun’un “Bizim için değil, gelecek çocuklarımız için” şeklindeki romantik açıklamasıyla adeta büyülenir. Gelecekte kaç çocuk istediklerine dair tatlı bir sohbete tutuşan çiftten Hira, geniş bir aile hayal ettiğini belirterek masaya üç veya dört sandalye daha eklenmesi gerektiğini söyler. Orhun, dört çocuk fikrini sevinçle onaylayarak bu değişikliği en kısa sürede hayata geçireceğini müjdeler.
Konağın karanlık tarafında ise entrikalar büyük bir darbe alır. Fesatlıkları ve planları elinde patlayan Neva, tek müttefiki olan Afife’ye karşı yaptığı büyük hatanın farkına varır. Kaybettiği desteği geri kazanmak amacıyla Afife’den özür dileyerek bir daha asla böyle bir şeyin tekrarlanmayacağına dair sözler verir. Ancak öfkesi dinmeyen Afife, Neva’nın bu hamlesini sert bir dille geri çevirir. “Hiçbir şey tekrarlanmayacak çünkü bizim ortaklığımız artık bitti, artık tamamen yalnızsın” diyerek kestirip atan Afife, yılanla olan iş birliğine son noktayı koyar. Neva, artık arkasında hiçbir gücün kalmadığını fark ederek büyük bir öfke ve çaresizlik içinde konağın ortasında kalakalır.
Dizinin en can alıcı ve romantik anları ise Orhun ve Hira’nın yatak odasında, yan yana uzandıkları sırada yaşanır. Orhun, Hira’ya dönerek halasının en büyük arzusunun kendilerinin aynı yastıkta kocayıp yaşlanmaları olduğunu dile getirir ve bunun kendisinin de en büyük dileği olduğunu içtenlikle itiraf eder. Bu derin itiraf karşısında Hira’nın heyecandan kalbinin adeta yerinden çıkacak gibi çarptığını fark eden Orhun, onun bu tatlı telaşıyla eğlenmeye başlar. Hira’ya, kalbinin her zaman şu anki gibi hızlı ve heyecanlı çarpmasını umduğunu söyler. Yakalandığını anlayan Hira, büyük bir utangaçlıkla kalbinin hızlı çarpmadığını iddia ederek durumu gizlemeye çalışsa da, Orhun’un dikkatli bakışları karşısında iyice köşeye sıkışır. Sözlerini toparlamaya çalışırken heyecanı katlanan Hira, Orhun’un yüzündeki imalı ve aşık gülümsemeye engel olamaz. Böylece, düğüne saatler kala iki aşık arasındaki bağlar iyice kuvvetlenirken, düşmanların planları tek tek suya düşer.
