Esaret 389 Hira descobre o que Orhun guarda no quarto e surpreende, Afife arma sequestro
İra’nın konağın ağır temizlik işlerini yaparken kullandığı zehirli maddeler yüzünden bayılması, herkesin saklamaya çalıştığı duyguları gün yüzüne çıkarır. Genç kadın yere yığılırken onu ilk gören Orhun olur. Büyük bir korkuya kapılan adam, hiç düşünmeden İra’yı kucağına alır ve bir zamanlar birlikte yaşadıkları eski odalarına götürür. Orhun, onun başucunda beklerken artık onu kaybetmeye dayanamayacağını fark eder. Sessizce “İyi olacaksın, seni koruyacağım” diyerek İra’nın ellerini tutar. Ancak bu sahneye tanık olan Afif’in öfkesi giderek büyür. Çünkü oğlunun, tüm yaşananlara rağmen hâlâ İra’dan vazgeçmediğini açıkça görmektedir.
Bir süre sonra İra gözlerini açar ve kendisini eski yatak odasında görünce büyük bir şok yaşar. Oda, ona geçmişte Orhun’la yaşadığı hem mutlu hem de acı dolu anıları hatırlatır. Bir zamanlar sevgiyle dolu olan bu yer, şimdi ihanetin ve yalnızlığın sembolüne dönüşmüştür. Orhun’un onu kurtardığını öğrendiğinde ise içinde bastırdığı öfke yeniden ortaya çıkar. Genç adama bir daha asla kendisine dokunmamasını söyler. Hatta ölmek üzere olsa bile onu yerde bırakıp gitmesini ister. Çünkü Orhun’un geçmişte onu kaderine terk ettiğini düşünmektedir.
Orhun bu sözler karşısında büyük bir suçluluk hisseder. Hapisteyken İra’yı uzaklaştırmak zorunda kaldığı günü hatırlar ve verdiği kararın sevdiği kadını nasıl yaraladığını ilk kez bu kadar net hisseder. Ancak hâlâ annesi Afif’in İra’ya yaptığı kötülükleri bilmediği için genç kadının öfkesinin gerçek sebebini anlayamaz. İra ise yaşadığı acıları hemen anlatmak istemez. Doğru zamanı beklemeye karar verir. Çünkü Afif’in gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için güçlü bir fırsata ihtiyacı olduğunu düşünmektedir.
Bu sırada Afif, oğlunun İra’ya yeniden yaklaşmasından korkmaya başlar. Hizmetçi Sultan’a, genç kadını hemen Orhun’un odasından çıkarmasını emreder. Fakat kısa süre sonra bunun hiçbir işe yaramadığını anlar. Çünkü sorun İra’nın odada olması değil, hâlâ Orhun’un kalbinde yer almasıdır. Afif, oğlunun İra’ya her zamankinden daha fazla bağlandığını hisseder ve tek bir kıvılcımın bile onları yeniden bir araya getirebileceğini fark eder. Bu düşünce yaşlı kadını büyük bir paniğe sürükler.
İra yeniden temizlik yaparken görüldüğünde Orhun öfkesini kontrol edemez. Daha önce ona artık bu işleri yapmayacağını söylediğini hatırlatır. Ancak İra kendisini yalnızca bir çalışan olarak gördüğünü söyler ve öyle davranılmasını ister. Orhun ise buna sert şekilde karşı çıkar. İra’nın hiçbir zaman sıradan bir hizmetçi olmadığını, onun gözünde çok daha farklı bir yere sahip olduğunu açıkça dile getirir.
İkili arasındaki bu konuşma sırasında eski aşk yeniden hissedilmeye başlanır. Bakışlarındaki özlem ve kırgınlık, aralarındaki bağın hâlâ kopmadığını gösterir. İra, Orhun’un kendisini bir hizmetçi gibi görmeye dayanamadığını fark eder. Ama yine de susmayı seçer. Çünkü zamanı geldiğinde, Orhun hapisteyken Afif’in ona neler yaptığını anlatacak ve konağın en büyük sırrını ortaya çıkaracaktır. O gün geldiğinde yalnızca Afif’in maskesi düşmeyecek, aynı zamanda Orhun da sevdiği kadının yaşadığı acılarla yüzleşmek zorunda kalacaktır.
