Esaret 384 Hira ALERTA Orhun sobre Afife ao levar sara para a mansão

Görkemli ve tehlikeli Demirhanlı Konağı’nın duvarları arasında, intikam hırsı ile sadakat savaşı bir kez daha alevlenirken, trajik sona giden taşlar döşenmeye başlıyor. Filmin bu en kritik dönüm noktasında, haksız yere hapse atılan Ira, çaresizlik içinde kızı Sara’yı koruyabilmek için tek güvendiği adama, Orhun’a sığınmak zorunda kalıyor. Kocası Eda’nın iki gün sonra döneceğini belirten Ira, Orhun’dan kızına iki gün boyunca gözü gibi bakmasını istiyor. Orhun, sevdiği kadının bu emanetini canı pahasına koruyacağına dair büyük bir söz vererek küçük Sara’yı hemen konağa götürmek üzere yanına alıyor. Ira ise parmaklıklar arkasında büyük bir endişeyle kıvranırken, Orhun’un gaddar annesi Afife’nin küçük kıza zarar vermesinden korkuyor. Ancak Orhun, “Her zaman yanınızda olacağım, ona kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim,” diyerek Ira’nın içini bir nebze olsun rahatlatıyor.Esaret 384 Hira ALERTA Orhun sobre Afife ao levar sara para a mansão Esaret  384 - YouTube

Ira’nın hapishane hücresinde avukatı Daphne’ye, kızının tüm hassasiyetlerini gözyaşları içinde anlattığı sahneler, annelik içgüdüsünün ve yaklaşan tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Ira; Sara’nın çok sessiz olduğunu, bir şey istese bile söylemeyip sadece gözleriyle belli ettiğini, geceleri yalnız uyumaktan çok korktuğunu ve pencerelerin açık kalmaması gerektiğini tek tek Orhun’a aktarıyor. Orhun, bu talimatlara harfiyen uyarak Sara’yı konağa getirdiğinde, karşısına dikilen nefret dolu annesi Afife’yi sertçe susturuyor. Odasında yalnız kalan Afife ise altı yıl önce yaptığı ölümcül hatayı hatırlayarak karanlık planlar kurmaya başlıyor: “Altı yıl önce onun işini bitirmeliydim. Geri dönmesin diye dünyanın öbür ucuna gönderdim ama yetmedi. Şimdi kızıyla dönüp oğlumu benden koparmaya çalışıyor. Buna asla izin vermeyeceğim.”Esaret 384- Mama se ne budi 1.deo

Orhun, Sara’yı yatağına yatırıp Ira’nın vasiyeti üzerine o uyuyana kadar başucundan ayrılmazken, avukat Daphne konaktan içeri sızıyor ve Ira’nın suçsuzluğuna inandığını belirterek onu kurtaracağına söz veriyor. Ancak filmin en raggelante (tüyler ürpertici) anı, Orhun odadan ayrıldığında yaşanıyor. Afife ve işbirlikçisi kahya Sultan, karanlık bir gece yarısı Sara’nın odasına giriyor. Korkudan titreyen küçük kıza “Seni annene götüreceğim” diyen Afife, onu geçmişte Ira’yı hapsettiği zindana (calabouço) kilitliyor ve “Annene bir daha asla göremeyeceksin” diyerek kaderini mühürlüyor. Tam bu sırada Ira, hücresinde bu korkunç kabusun etkisiyle kan ter içinde uyanıyor.

Nihayet ertesi gün Daphne, Ira’yı hapisten çıkarmayı başarıyor. Özgürlüğüne kavuşan Ira, kapıda Orhun ve Sara’yı birbirine sarılmış halde bulduğunda derin bir nefes alarak Orhun’a teşekkür ediyor. Tam her şey düzene girdi derken, Eda’dan gelen gizemli bir telefon tüm dengeleri altüst ediyor. Eda, yarım saat içinde buluşma noktasına gelmesini isteyince Ira, gitmek zorunda kalıyor. Orhun, kalbinin yarısının bir kez daha ellerinin arasından kayıp gittiğini görerek büyük bir yıkım yaşıyor. Konağa dönen Orhun, annesine Ira’nın hapisten çıktığını ve tamamen gittiğini söylediğinde, Afife zafer çığlıkları atarak “Ne güzel, umarım bir daha asla dönmez” diyor. Film, Orhun’un aşkını ve canından çok sevdiği kadını bir kez daha meçhule uğurladığı, gözyaşları ve ağır bir sessizlikle son bulan, kaderin zaferini ilan ettiği dramatik bir sahneyle izleyiciyi baş başa bırakıyor.